Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri | Hukuk Fakültesi Dekan atamasının iptali davası

14.04.2021 - Pressenza Türkçe

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri | Hukuk Fakültesi Dekan atamasının iptali davası

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri olarak demokratik, özgür ve özerk üniversite talebimizi farklı yollarla dile getirmeye ve hukuki mücadelemize devam ediyoruz.

Bu kapsamda daha önce Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına dair Cumhurbaşkanlığı kararının ve üniversitemiz bünyesinde iki yeni fakültenin kurulma kararlarının iptal edilmesi için Danıştay’a başvuruda bulunmuştuk. Son olarak da kurulmuş olan Hukuk Fakültesine YÖK tarafından yapılan dekan atamasının iptali için Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyeleri olarak 29 Mart 2021 tarihinde Ankara 7. İdare Mahkemesi’ne başvurumuzu yaptık.

Kurulduğu ilan edilen Hukuk Fakültesi’ne, yine üniversitemize (Boğaziçi Üniversitesi Senatosu,

Üniversite Yönetim Kurulu ve diğer kurullarımıza) hiçbir biçimde danışılmadan, üniversite

dışından bir akademisyen dekan olarak atanmıştır.

Daha önce üniversitemizin kadrolu öğretim üyeleri arasından seçilmiş dekanları atamak için aylarca bekleyen YÖK, sözü edilen dekan atamasını adeta ışık hızıyla yapmıştır. Atama sürecindeki anormal hız, YÖK’ün kendi yönetmeliğindeki dekan atama prosedürünü dahi uygulamadığını çok açık bir şekilde göstermektedir. Yapılan işlemin hukuksuz olduğu ve kamu yararının gözetilmediği, üniversitemizin yönetimini ve işleyişini olağan dışı yöntemlerle değiştirme hedefi güdüldüğü açıktır.

Tıpkı iki fakülte açılmasında yaşanan süreç gibi, dekan atanması sürecinde de üniversitenin hiçbir kurulunun görüşü alınmamış, üniversite kamuoyunun atama konusunda herhangi bir bilgisi olmamıştır. Atanan dekan buna rağmen üniversitemizi ilgilendiren kritik konularda söz sahibi olmakta, akademisyenlerin atanması ve yükseltilmesi ile ilgili toplantılarda Üniversite Senatosu ve Üniversite Yönetim Kurulu üyesi sıfatıyla oy kullanmaktadır.

Sözü edilen dekan atamasının kısa ve uzun vadede üniversitemiz bünyesinde telafisi güç, hatta imkânsız zararlara neden olacağı açıktır. Bu nedenle, iptal başvurumuzda yürütmeyi durdurma talebinde de bulunulmuştur.

29 Mart 2021 tarihinde gerçekleştirdiğimiz İdare Mahkemesi başvurusunun hukukî gerekçeleri ve avukatımızın hukuki görüşü ektedir.

Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri

Avukat Fırat Kuyurtar’ın görüşü:

Cumhurbaşkanı Kararı ile Boğaziçi Üniversitesi’ne biri hukuk diğeri iletişim fakültesi olmak üzere iki yeni fakülte kuruldu. Fakülte kurma yetkisi, TBMM’ye ait bir yetki. Yüksek Öğretim Kanunu bu konuyu son derece açık bir şekilde düzenlemiş olmasına karşın, Cumhurbaşkanı Kararı ile fakülte kurulması, TBMM’ye ait bir yetkinin de gaspı anlamına geliyor. Yani bize göre ortada hukuka uygun bir şekilde kurulmuş fakültelerin var olmadığı açık.

Şimdi ise hukuken vücut bulmamış bir fakültenin başına, Boğaziçi Üniversitesi’nin profesörlüğe atama şartlarını taşımayan ve bu konuda sınanmamış olan, geçmişte AKP’den milletvekili aday adayı olmuş bir akademisyenin dekan olarak atanması söz konusu. Peki hukuken varlığı son derece tartışmalı olan, henüz ortada altyapısı, planlaması olmayan bir fakülteye, üstelik üniversite dışından ve atama şartlarını taşıyıp taşımadığı da araştırılmamış bir akademisyen neden atanır?

Bunun yanıtını Prof.Dr.Melih Bulu’nun rektör olarak atanması sonrasında, akademisyenlerin neredeyse bir bütün halinde, yapılan atamayı üstün kamu yararı gereği kabul etmemeleri dolayısı ile atanmış rektörün üniversiteyi yönetememesinde bulmak mümkün.

Nitekim atanmış dekan Prof.Dr.Selami Kuran, apar topar ayağının tozu ile Üniversite’nin en önemli organlarından biri olan Senato toplantılarına katılıp, üniversitenin bütününü ilgilendiren konularda görüş bildirmeye, oy kullanmaya da başladı. Oysa ki, her an fakülte kuruluş kararı yürütmesi durdurulabilir veya bu karar dava sonunda iptal olabilir. O zaman bu atanmış dekan, hiç tanımadığı Boğaziçi Üniversitesi’nin bütününü ilgilendiren konularda verdiği, vereceği kararları, verilecek zararları kim, nasıl telafi edecek? Sayısız mağduriyetlere yol açabilecek bu atamanın da öncelikli olarak yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesi gerektiği açık.

Son olarak şunu ifade edebiliriz. Yapılan işlemlerde asla kamusal yarar gözetilmiyor ve tamamen üniversiteyi ‘teslim almaya’ yönelik sonuçlar elde etme amaçlı hareket ediliyor. Özetle, ‘yönetemiyorsam gerekirse her türlü zararı veririm’ şeklinde özetlenebilecek bir yaklaşımın tezahürü olarak gördüğümüz bu atamayı kabul etmek mümkün olmadığından, gerek fakülte kuruluşundaki hukuksuzluk gerekse atama işleminde usulsüzlükler nedeniyle, Prof.Dr.Selami Kuran’ın Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne atanması işlemini dava ettik.

Kategoriler: Avrupa, Basın açıklamaları, Eğitim, Orta Doğu
Tags: , , , , ,

Bülten

Elektronik posta adresini gir ve günlük haberleri sana gönderelim

Search

International Campaign to Abolish Nuclear Weapons

International Campaign to Abolish Nuclear Weapons

Arşivler

xpornplease pornjk porncuze porn800 porn600 tube300 tube100 watchfreepornsex

Except where otherwise note, content on this site is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International license.