Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen ve Mart başında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği değişikliğine karşı tepkiler devam ediyor.

İzmir Güzelbahçe’de 100’e yakın sivil toplum örgütü, ekoloji dernekleri, doğa dernekleri, odalar ve kent konseyleri “Zeytin hayattır, zeytinime dokunma” diyerek “zeytinler katledilmesin” çağrısıyla bir araya geldiler.

Maden Yönetmeliği değişikliği, İzmir’de binlerce katılımcı tarafından protesto edildi. “Zeytinime Dokunma” toplantısına yaklaşık bin 500 kişi katıldı.

Toplantıya ayrıca Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, meclis üyeleri, İzmir milletvekilleri Tacettin Bayır, Özcan Purçu, Murat Çepni de dahil oldu.

‘Doğadan yana iktidara çok yakınız’

Yönetmeliğe ilişkin olarak İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bugün İstiklal Marşı‘mızın kabulünün 101. yılı. Bu marş, Kurtuluş Savaşı destanının yaşandığı günlerde ortaya çıkmıştır. Dönemin acılarını, umutlarını içinde taşır ve ‘korkma!’ diye başlar. Korkmuyoruz!, Doğaya sahip çıkmak hayata sahip çıkmaktır. Korkmuyoruz, yaşamı hayatı savunmaya, doğayı savunmaya devam edeceğiz” dedi.

‘Hainlik yapanların karşısında olacağız’

Basın açıklamasını mitinge katılan bütün platformlar adına Çeşme Çevre Platformu Sözcüsü Dr. Ahmet Güler okudu. Güler “Bölgemizin en önemli tarım girdisi zeytinciliğe bir darbe daha vuruldu. İktidar, bölgede savaş sürerken ve kamuoyu savaşa kitlenmişken TBMM’den 8 defa geri dönmüs ‘Zeytinleri madenlere kurban etme kanununu arka kapıdan geçirdi ve zeytinliklerimizi, tarımsal alanları, doğal varlıkları vahşi sermayeye talan ettirme peşinde’. Bize ait bu topraklarda bu hainlikleri yapanların karşısında olacağız. Unutulmasın! Barışın simgesini yok etmeye çalışanlar, kendi savaşları içinde yok olacaklar” ifadelerini kullandı.

‘Zeytin bizim kutsalımızdır’

Türkiye Mimar Mühendis Odaları İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aykut Akdemir yönetmeliğin iptaline karşı dava açtıklarını belirterek “Kutsal zeytinimize kimse dokunamaz, yaşam alanları ranta teslim edilemez” dedi. Toplantıya katılan “Ağaçlara Şarkı söyleyen” kadınlar Grup Dost Yürek, zeytin mücadelesi için 12 Mart eylem günü için özel besteledikleri şarkıyı seslendirdiler.

‘Zeytinliklerimiz talan projelerine açılmak isteniyor’

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve Çeşme Çevre Platformu çağrısı ile toplanan aktivistler tarafından yapılan basın açıklamasında, “Bölgemiz çiftçilerinin en önemli gelir kaynaklarından olan zeytinciliğe yeni bir darbe daha vurulmak isteniyor! Zeytinliklerimiz enerji ve maden şirketlerinin yağma ve talan projelerine açılmak isteniyor” ifadeleri kullanıldı.

“1939’da çıkartılan ve zeytinliklerimizi koruyan 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun‘u daha önce sekiz kez değiştirmeye çalışan enerji ve maden lobileri, yasayı değiştiremeyince çareyi bu kez Maden Yönetmeliğini değiştirtmekte buldu” şeklinde tepkilerin dile getirildiği basın açıklamasında şu sözlere yer verildi:

“01.03.2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan “Maden Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile zeytinlikler iktidar tarafından enerji ve maden projelerine, kömüre feda edilmek isteniyor.”

‘İktidar savaş sürerken tarımda talanın yolunu açtı’

Yönetmelik değişikliğinden dört gün sonra, 5 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Korunan Alanların Tespit, Tescil Ve Onayına İlişkin Usul Ve Esaslara Dair Yönetmelik’inde yapılan değişikliğe de değinilen açıklamada, bu kararla birlikte Nitelikli Koruma Alanları’nda rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerinin yapımına izin verilmesine ilişkin olarak da şu ifadeler kullanıldı:

“İktidar, tam da ülkemizin yanı başında bir savaş sürerken ve dikkatlerimiz bu savaşa yönelmişken bu değişikleri gerçekleştirerek zeytinliklerimizi, tarım alanlarımızı, doğal varlıklarımızı talanın yolunu açtı.”

‘Yönetmelik değişikliği tamamen hukuksuzdur’

Yönetmeliğin hukuksuz olduğunun altının çizildiği açıklamada “2017 tarihli Maden Yönetmeliği zaten gerekli istisnaları madencilik lehine vermişken, 1 Mart 2022 tarihli yönetmelik değişikliği ile Ege’de ve de ülkemizin her yerindeki zeytinliklerimizin talanına normlar hiyerarşisine aykırı bir şekilde yeni bir yasal kılıf hazırlanmaktadır” denilerek şu ifadelere yer verildi:

“Zeytin bütün kutsal metinlerde, dinlerde, edebi eserlerde kutsaldır! O ‘ölmez ağaç’tır. Binlerce yıldır Anadolu insanının en kadim dostu, geçim kaynağı, can damarıdır.”

‘Kutsal ve ölümsüz zeytin ağacını kömüre kurban etmeyeceğiz’

Zeytinliklerin ‘ölüm fermanı’ olacak olan bu değişikliği asla kabul etmeyeceklerini belirttikleri açıklamada aktivistler “Kutsal ve ölümsüz zeytin ağacını kömüre, taş ocaklarına, madenlere kurban ettirmeyeceğiz” dedi ve eklediler:

“Kanunları değiştirmeyi başaramayan şirketler bu kez de yönetmeliklerle amaçlarına ulaşmaya çalışıyor. Gerekçeleri ise enerji madenciliği için kamu yararı imiş. Gerçekte kimin yararı? Enerji ve maden şirketleri zeytinliklerimizde daha rahat at koşturacak. Zeytin mi üstün kamu yararıdır, kömür mü? Şu ana kadar açtığımız birçok davada bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararı, yargı tarafından ‘üstün kamu yararı doğayı ve tarım alanlarını korumaktır’ gerekçesiyle bozulmuştur.”

‘Bakanlıkların somut yaptırımları yok’

Kazdağları örneği üzerinden değişiklikte yer alan ‘madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla’ ifadesinin koruyucu hiçbir etkisi olmadığının belirtildiği açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Taahhütlere uyulması konusunda günümüze kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının da Tarım ve Orman Bakanlığının da somut hiçbir yaptırımı olmamıştır. Bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda göstermelik yapılan birkaç rehabilitasyon çalışması doğal alanlarımızın yok edilmesinden sonraki yapay alanlar olarak gösterilmektedir.”

“Zeytinlik bir taşınmaz tarım arazisi vasfıdır” ifadelerinin yer aldığı açıklamada “Üzerindeki Zeytin ağaçlarının taşınarak vasfının değiştirilmesi normal karşılanabilecek bir durum değildir. Bu bilimsel olarak da kabul edilemez bir zorlamadır. Bunun bir zamanlar inşaat için fay hattını taşıyan zihniyetten hiçbir farkı yoktur” denildi.

Enerji ve madencilik projelerinin iklim değişikliğine olan etkisine işaret eden aktivistler iktidara şu soruyu yöneltti:

“Daha yeni Paris Anlaşmasını imzalayarak kömürlü enerji santrallerinin terkedilmesi konusunda taahhüt vermediniz mi?”

‘Barışın simgesini yok etmeye çalışanlar kendi savaşları içinde yok olacaktır’

“Zeytin ağaçlarımızın yok edilmesi, orman varlığımızın tahrip edilmesi, havamızın kirletilmesi, sağlıklı gıdaya erişim hakkımızın ihlal edilmesi ve iklim krizine karşı kırılganlığımızın arttırılması, kabul edilemez” diyen çevre aktivistlerinin çağrısı şöyle:

“Biz dost örgütler, meslek odaları, STK’lar, çevre gönüllüleri kısaca bu toprakların sevdalıları; zeytinimize, tarım alanlarımıza, doğamıza yani yaşama sahip çıkıyoruz. Yaşadığımız bu doğayı ve toprakları korumak için mücadelemiz omuz omuza artarak devam edecektir. Bu saldırılar bitene kadar her karış toprağında bu hainlikleri yapanların karşısında olacak, hukuk tanımazlara karşı her zaman hukukun üstünlüğünü savunarak geleceğimize sahip çıkacağız. Unutulmamalıdır ki barışın simgesini yok etmeye çalışanlar kendi savaşları içinde yok olacaktır.”

Ne olmuştu?

Resmi Gazete’de Mart başında yayımlanan yönetmelikle birlikte tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlarında madencilik faaliyetlerinin önü açıldı. Yönetmelik İkizköy’deki Akbelen Ormanı‘nda açılmak istenen kömür ocağı için yapılan bilirkişi keşfi öncesinde değiştirildi. Maden ocağına ve keşif öncesinde zeytinlik alanlarda maden tesisi yapılmasının önünü açan yönetmeliğe karşı İkizköylüler ’Yuh yuh soyanlara’ diyerek Akbelen Ormanı’nda keşif heyetini karşılamıştı. İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı yönetmelikle ilgili olarak “Sanki bizim keşfimizi bekler gibi yönetmelik değişti” demişti.

Yönetmelik zeytin sahasında madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine” Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından izin verilebilmesini sağlıyor.

Resmi Gazete’de yayınlanan ‘Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ şöyle:

“Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla Genel Müdürlük tarafından belirlenen çalışma takvimi içerisinde zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir.”

Bu yazının orjinali bu adreste