Türkiye’de kadınlar Afgan kadınlarının Taliban’ın yönetimi ele geçirmesiyle uğradıkları şiddete, baskıya ve zulme karşı Mersin ve Samsunda sokağa çıktı. Afgan kadınlarla dayanışma içinde olduklarını belirten kadınlar, “Birlikte güçlüyüz” dedi.

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban güçleri tüm Afganistan halkının yaşam hakkını tehdit ederken kadın ve çocuklar bu durumdan en fazla etkilenen kesimlerin başında geliyor. Afgan kadınlar çektikleri videolar ve sosyal medya paylaşımlarıyla Taliban tarafından öldürüleceklerinden korktuklarını anlatarak yardım ve dayanışma çağrısı yaparken Türkiye’de kadınlar Mersin ve Samsun’da bir araya gelerek Afgan kadınların çağrılarına kayıtsız kalmadıklarını söyledi.

Mersin

Mersin Kadın Platformu’nun çağrısıyla saat 18.00’da Pozcu Platin önünde bir araya gelen kadınlar, Afganistandaki Taliban terör örgütünün yönetiminin devletler tarafından tanınmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, Taliban şiddetinden kaçan Afganistanlılara sınırların kapatılmamasını ve Afganistan’dan ülkemize göç eden kadın ve LGBTİ+lar için İstanbul Sözleşmesi’nin gereklerinin yerine getirilmesini istedi.

Mersin Kadın Platformu adına basın açıklamasını okuyan Çiğdem Serin, “Ellerimizi ve sesimizi birleştirirsek birlikte yürürsek hayatta kalacağız” diyerek dayanışma çağrısı yaptı.

“Afganistan’ı bu karanlığa sürükleyenleri tanıyoruz”

Serin’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Afganistan’ı bu karanlığa sürükleyenleri tanıyoruz. Afganistanda yaşanan bu barbarlığın sorumlusu, sözde demokrasi iddiasıyla, emperyalist çıkarları doğrultusunda yıllarca ülkeyi işgal altında tutan, sonrasında cihatçı terör örgütü Taliban’a teslim eden ABD’dir. Emperyalist çıkarlar uğruna Taliban’a para, silah, eğitim desteği veren devletler bu katliamın sorumlusudur. Afganistanda istikrarın sağlanması gibi bahanelerle cihatçı terör örgütünü meşru gösterenler de suç ortağıdır. Ülkemizde de dinci gericiliği yükselten AKP-MHP iktidarı Talibanı meşru gösteren açıklamalarla emperyalist suç ortaklığına devam etmektedir. Benzer zihniyetin ürünü olan bu açıklamalar dünyanın en büyük terör örgütü olan erkekliğin ittifakıdır.

Afganistandaki Taliban terör örgütünün yönetiminin devletler tarafından tanınması kabul edilemez.
Taliban şiddetinden kaçan Afganistanlılara sınırlar kapatılmamalı, Afganistan’dan ülkemize göç eden kadın ve LGBTİ+lar için İstanbul Sözleşmesi’nin gerekleri yerine getirilmelidir.

Kadın dayanışması sınır tanımaz

Ancak tüm bu karanlık sürece rağmen kadınlar vazgeçmiyor. Ölümü göze alarak hayatları ve özgürlükleri için direnen, Taliban’a karşı sokağa çıkıp eylem yapan Afganistanlı kadınların direnişi tarih yazıyor. Kadın dayanışmasının sınır tanımadığını gösteren İranlı kadınlar Molla rejiminin baskılarına rağmen Afganistanlı kızkardeşleri için Talibanʼa karşı sokağa çıkarak bir kez daha umudu yeşertiyor.

Bizler de Mersin’den Kabile kadın dayanışmasını büyütüyor, sesimizi Afganistanlı kızkardeşlerimizin sesine katıyoruz. Afganistan halkı yalnız değildir. Tüm kadınları uluslararası dayanışmaya, Afganistanlı kadınların çığlığına ortak olmaya çağırıyoruz. Afganistan kadın orkestrasının 8 Mart marşında söylediği gibi “Ellerimizi ve sesimizi birleştirirsek birlikte yürürsek hayatta kalacağız. Dayanışma ve kızkardeşlikle yeni bir dünya eşit bir dünya kuracağız”.

Samsun

Samsun’da da Samsun Kadın Dayanışması’nın çağrısıyla saat 18.00’da Süleymaniye Geçidi’nde bira raya gelen kadınlar, “Dünyaya sesleniyoruz: Afganistan’ın Taliban yönetimine terk edilmesini, Taliban yöntemleri kadar acımasız buluyoruz!” dedi.

Taliban’ın geri dönüşüyle, kadınların ve kız çocuklarının son 20 yılda elde ettikleri özgürlüklerin ve kazanımların da tehdit altında olduğunu belirten kadınlar, “Afgan kadınlarının yaşadıklarının aynasında ortak geleceğimize bakıyoruz. Haklarımıza, kazanımlarımıza, yaşamlarımıza, birbirimize sahip çıkıyoruz, birlikte güçlüyüz” dedi.

Kadınlar kaygılı

Samsun Kadın Dayanışması adına basın açıklamasını sırayla; Fatma Çelik, Betül Aksu, Bilge Yılmaz, ve Eda Akdeniz okudu. Kadınların konuşmalarından öne çıkanlar şöyle:

Dünyaya sesleniyoruz: Afganistan’ın Taliban yönetimine terk edilmesini, Taliban yöntemleri kadar acımasız buluyoruz! ABD’nin askerlerini Afganistan’dan çekme kararı sonrası yeniden güç kazandı ve başkent Kabil’de de kontrolü sağladı. Taliban’ın geri dönüşüyle, kadınların ve kız çocuklarının son 20 yılda elde ettikleri özgürlük ve kazanımlar da tehdit altında.

Kadınlar, Taliban’ın kendi şeriat kanunları altında idam, sokak ortasında kırbaçlanma
gibi sert cezai uygulamalar ile “karanlık günlere” geri dönüleceğinden kaygılı.

“Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan, ‘Bu örgütün mesajlarını olumlu karşılamak’ derken neyi kastediyordu?”

Önce, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC ziyareti öncesi yaptığı açıklamada “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” dedi.
Ardından Taliban sözcüsünden açıklama geldi. Sözcü, “Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var. Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz, Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var. Türkiye’nin geçmişi bırakıp bugüne ve geleceğe dönmesini istiyoruz. Ondan sonra diyalog isteyebiliriz.” dedi.

Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Taliban’ın verdiği mesajları olumlu karşıladığımızı söylemek isteriz” dedi. Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanı’na soruyoruz: Taliban ‘tanınacak’, ‘inanç birliği içinde’ temasta bulunacak bir yönetim değil, kadın ve insan hakları düşmanı köktendinci bir suç örgütüdür! Bu örgütün mesajlarını olumlu karşılamak derken neyi kastediyordu?

Taliban tüm bu yaptırımları uygulamasının nedeni olarak ‘kadınların iffet ve haysiyetinin kutsal sayılabileceği güvenli bir ortam yaratmak’ olduğunu söylüyor. Kendi çapında ise sempati kazanmaya çalışıyor. İnandık mı, tabii ki hayır! Biz erkek egemen zihniyetin nasıl işlediğini de, neye ve kimlere hizmet ettiğini de çok iyi biliyoruz. Kazanımlarımıza göz diktiğinizin farkındayız. Bu zihniyetin failleri her yerde, içimizde. En uzağımızda yaşananları bile en derinden hissedebiliyoruz. Zihniyet aynı, failler aynı fabrikanın ürünü. Değişen tek şey mekan ve zaman.
Peşinizdeyiz, eril zihniyetinizi tarihin çöplüğüne göndermeye kararlıyız.

“Birbirimize sahip çıkıyoruz, birlikte güçlüyüz”

Adaletin hayat bulduğu eşitlikçi ve özgürlükçü, demokratik bir toplum olma yolunda, kararlı adımlarla yürüyen kadınlar olarak dünyanın neresinde olursa olsun kız kardeşlerimize de çocuklara da insanlık değerlerine de doğamıza da daima sahip çıkacak, tüm zalimliklere karşı dayanışma içinde olacağız, seslerimizi birleştireceğiz. Afganistanlı kadınlarla beraber verilecek mücadelenin, İstanbul Sözleşmesi’ni yok sayanlara, etek boyuna laf edenlere, toplumsal cinsiyet eşitliğini reddeden kadın düşmanlarına karşı verilen mücadelenin bir parçası olduğunun farkındayız. Afgan kadınlarının yaşadıklarının aynasında ortak geleceğimize bakıyoruz. Haklarımıza, kazanımlarımıza, yaşamlarımıza, birbirimize sahip çıkıyoruz, birlikte güçlüyüz.

 

Bu yazının orjinali bu adreste