İstanbul Güngören’e bağlı Tozkoparan Mahallesi’nde kentsel dönüşüme karşı direniş sürüyor. Elektrik, su ve doğalgazın kesildiği mahallede Barış Parkı’nda nöbet sürüyor. Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve milletvekillerinin katıldığı açıklamada yurttaşlar, taleplerini bir kez daha duyurdular.

Tozkoparan Mahallesi’nde 23 Haziran’da elektrik, su ve doğalgaz kesintisinin ardından nöbet devam ediyor. Dün (26 Haziran) Barış Meydanı’nda bir açıklama yapacağını duyuran Tozkoparanlılar, milletvekillerine, siyasi partilere ve demokratik kitle örgütlerine de destek çağrısında bulunmuştu.

Barış Parkı’nda toplanan Tozkoparanlılar burada bir basın açıklaması yaptı. Açıklamaya destek vermek üzere Emekçi Hareket Partisi Sözcüsü Özge Akman, Türkiye İşçi Partisi İstanbul İl Örgütü, Sol Parti, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Musa Piroğlu, Züleyha Gülüm, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, HDP Güngören İlçe Eşbaşkanı Raif Güzel, Yeşil Sol Parti temsilcisi Yavuz Okçuoğlu, Gelecek Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı Avni Başarır, Gelecek Partisi Güngören İlçe Başkanı Hasan Bozkurt, CHP Güngören İlçe Yönetimi, CHP Kadın kolları ve CHP Belediye Meclis üyeleri katıldı.

Konuşma aralarında, sık sık “Zulme karşı omuz omuza” sloganı atıldı.

“Sözleşme istiyoruz. Bu bizim hakkımız değil mi?”

Açıklama öncesinde konuşan mahalle sakini Haluk Çavuşoğlu, Tozkoparan’da yaşanan sürecin zulüm haline dönüştüğünü ifade ederek el birliğiyle halkı mağdur edenlere karşı “Dur” demek için toplanıldığını ifade etti. Çavuşoğlu’nun sözleri şöyle:

Tozkoparanlıların istedikleri tek bir şey var: Adil bir sözleşme. Ucu açık olmayan, muvafakatname olmayan, açık şekilde anlaşılır bir sözleşme. Bu bizim hakkımız değil mi? Niçin kendi vatandaşlarınıza bu zulmü yapıyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanı’mız başka ülkelere yardımları gönderirken niye Tozkoparan’a yardım gelmiyor? Başka bir ülke mi olmamız gerekiyor? Gönül belediyeciliği diyorlardı. Gönül belediyeciliği bu değil. Gönül belediyeciliği kentsel dönüşümün halkın mağdur edilmeden yapılmasıdır. Sizler burada el birliğiyle mağdur ediyorsunuz bizi. Bizler de buna dur demek için buradayız.

Haluk Çavuşoğlu’nun ardından Zehra Çavuşoğlu, basın açıklamasını okudu. Açıklamada beton çölüne çevrilen İstanbul içinde Tozkoparan’ın yeşil bir vaha olduğu hatırlatılırken bu alanların ranta dönüştürülmek istendiği ifade edildi. Bu rantın belediyenin ağzının sulandırdığı belirtilirken rant uğruna insanların ödeyemeyecekleri borçların altına sokulmak istendiği vurgulandı. Çavuşoğlu’nun okuduğu açıklamada ayrıca çocukların sınav döneminde elektriklerin kesildiği belirtilirken barınma haklarına sahip çıkarken polisin gaz bombalarına, plastik mermilerine maruz kaldıkları ifade ediliyor.

“İnsansız dönüşüm olmaz”

Açıklamanın ardından söz alan Av. Onur Cingil ise kentsel dönüşümün insan faktörü düşünülmeden uygulamanın zulüm getirdiğini ifade etti. Buradaki insaların sözleşme istediğini ancak şu anki uygulamanın sözleşmesiz şekilde insanların evsiz bıraktığına dikkat çekti. Cingil’in ifadeleri şöyle:

Burası aslında sadece Tozkoparan’ın meselesi değil. Kentsel dönüşüm süreçlerinde her zaman yaşanan şey, tekrardan yaşanıyor. Üsküdar Kirazlıtepe’de de gördük, Fikirtepe’de de gördük, Sulukule’de de gördük. Yapılan bir hata var. İnsansız dönüşüm olmaz. Buralarda insanlar yaşıyor, canlılar yaşıyor. Burada yeşil var. İnsanlarla görüşmeden, onlara sözleşme sunmadan, onlarla masada oturmadan, onlara zulmederek, yok sayarak, insanlar içeride yaşarken elektriği, suyu keserek, hatta tahliye edeceğiz diyerek kentsel dönüşüm olmaz. Aylardır Tozkoparan’ı mağdur etmeyin deniyor, duymuyorlar. Tozkoparan’da zulüm var deniyor, duymuyorlar. Bu insanlara sunulan muvafakatname bir onay metnidir, bir sözleşme değildir.

“Devet bunu sağlayamıyorsa sağlayacakların gelmesi lâzım”

Av Onur Cingil’den sonra tekrar söz alan Haluk Çavuşoğlu, sözleşme olmadan tahliye istendiğini ifade ederek halkın bahsi geçen borçları ödeyemeyeceğini vurguladı.

Sözleşme olmadan bir insana nasıl söylenebilir. “Evinden çık git” diyorlar. Nereye gideceğiz ya? Ne zaman evine gelecek? Hani faiz haramdı? İnsanları 15 sene faize tabi tutmak nedir? Bu insanlar dar gelirli aileler. 1500-2000 lira maaş alan insanlar buradakiler. Bu insanlar bu farkı nasıl ödeyecek? Sosyal bir devet bunu sağlayamıyorsa sağlayacakların gelmesi lâzım.

“Buradaki direnişin haklılığını anlamak için sadece buraya gelmek yeterli”

Açıklamaya desteğe giden HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ise Tozkoparan’ın İstanbul’un beton yığınları arasında bir cennet gibi olduğunu ifade ederek ülkeyi zorbalıkla yönetenlerin aynı İkizdere’deki gibi burada da zorbalıkla rant elde etmeye çalıştığını belirtti. Piroğlu’nun ifadeleri şöyle:

Betondan, devasa binalardan bunlamış bütün İstanbullulara bir önerim var. Gelip burayı bir gezsinler. Bu beton denizinin ortasında bir cennetin niye yok edildiğini o zaman anlarlar. Buradaki direnişin haklılığını anlamak için sadece buraya gelmek yeterli. Normalde bir devletin yapması gereken, burayı koruma alanı yapmaktır. Bu sokakları, bu havayı, bu çevreyi koruması gerekir. Ama onlar bütün güzellikllere düşmanlar. Onlar bütün güzellikleri yok etmek istiyorlar çünkü biz yeşili, sokağı, hayatı görürken onlar sadece ölümü ve parayı görüyor. Ülkeyi zorbalıkla yönetenler, tıpkı İkizdere’de yaptıkları gibi, burayı da zorbalıkla yıkmaya çalışıyor. Burayı yaşatmak, ülkeyi yaşatmaktır.

 

 

 

Bu yazının orjinali bu adreste