Bu dizide kamu üniversiteleri ve sorunları ele alınıyor. Ama bu yanlış anlaşılmamalı. Kamu üniversitelerindeki kötü durum, özel üniversitelerin çok daha iyi olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, özel üniversiteler de rejimin istediği yönde şekillendi, şekillendirildi ve tamı tamına rejimin istediği gibi işliyor.

Özel üniversitelerin özerklik açısından daha iyi durumda olduğu sanılıyor. Bu hiç doğru değil. Özel üniversitelerin büyük çoğunluğu yalnızca kâr amacıyla kurulduğu için onları denetimde tutmanın yolu, öğrenci kontenjanları. YÖK istediği an öğrenci akışını kesebileceği için, tek derdi para olan özel üniversite yönetimlerine istediğini kolayca yaptırabiliyor. Kısacası, özel üniversitelerin çoğu ipleri YÖK’te olan kuklalardan farksız.

Bu kukla tiyatrosu ilk bakışta göze çarpmayabilir. Kamu üniversitelerinin bile gofret gibi pazarlanmaya çalışıldığı bir dönemde özel üniversitelerin en güçlü aracı, pazarlama. Özel üniversitelerin büyük çoğunluğu gerçekten gofret gibi: İçi kof ama dışı cilalı, parlak ambalajlı. Başka türlü olmaları da beklenemez. Tıpkı aslında hiçbir farklı hizmet vermeden veya yarar üretmeden, sırf piyasadan pay koparmak adına çoğalan bankalar gibi, özel üniversiteler de çoğaldıkça çoğaldı. Her biri parlak bir paket gibi görünen bu ticarethanelerin içinden hep çok tanıdık, kof bir içerik çıkıyor.

Ayvansaray Üniversitesi

Bu mantar türü özel üniversitelerden biri Ayvansaray Üniversitesi (AÜ). Üniversite adı zorlama olduğu için kullanmak zor ama resmi adı bu. Kısa tarihçesi, 2009’da kurulan Plato Meslek Yüksekokulu’nun 2016’da üniversiteye dönüştürülmüş olduğunu gösteriyor.

Geçtiğimiz Eylül ayı içerisinde AÜ yönetimi, “öğrenci kapmak” için Twitter ve başka kanallardan epey reklam yaptı. Reklamların çoğunda genç kadınlar yer alıyordu. Kullanılan aday öğrenci görselinde bir kadın vardı. Bir diğerinde, aday öğrencilerin tercih formlarını doldurmaları ardından üniversite görevlileri tarafından aranacağı söyleniyordu. Görselde öğrenciyi arayacak kişi olarak bir kadın gösterilmişti. Web sitesindeki diğer görseller de düşünüldüğünde, AÜ kadınlara kucak açan bir okul izlenimi veriyordu.

Yönetim reklamlar gibi değil

Peki, reklamlarda bol bol yer verilen kadınlar acaba AÜ yönetiminde yer alıyorlar mı? Özel üniversitelerde bu soruya yanıt bulmak için iki koldan gitmek gerekiyor. Birincisi, mütevelli heyeti ve başındaki kişi. Yani, çoğu zaman “kurucu”, “patron” veya “kurucu patron” olarak adlandırılan kişi ve kurduğu ekip. İkinci kol ise kamu üniversitelerindeki gibi, rektör ve diğer yöneticiler.

Hemen ilk koldan ilerleyelim. Mütevelli heyeti başkanı bir erkek. Mütevelli heyeti, başkanla birlikte toplam sekiz kişiden oluşuyor. Hepsi erkek. Özel üniversitelerin çoğunda genel sekreter patron tarafından gözü kulağı olacağı için özenle seçilir. Bir de ona bakalım. Genel sekreter de erkek.

Şimdi diğer koldan ilerleyelim. Rektör bir erkek. Rektör yardımcısı da erkek. Yönetim kuruluna bakalım. Rektör üye, yardımcısı ise değil. Toplam sekiz üye var. Yedi üyeden ikisi kadın, ikisi de profesör temsilcisi. Gerisi erkek. Raportör, genel sekreterin ta kendisi, yani o da erkek.

Hemen senatoya göz atalım. Senato küçük; yalnızca on üye var. Rektör ve yardımcısı ardından üç dekan ve iki müdür üyeler. Hepsi erkek. Geriye kalan üç üye profesör. Üçü de kadın. Raportör, yine genel sekreter, yani erkek.

Niye istesinler?

Web sitesinde bir reklam filmi var. Başlığı, “En İyisi Ayvansaray Üniversitesi”. Süresi bir dakika. Tarzı, rap. Herkes mutlu. Filmde epey genç kadın yer alıyor ama kimse, “Bir kadın böyle bir okulda neden okumak istesin?” sorusunu sormuyor. Bu soru Twitter’daki reklamlara tepki olarak sorulduğunda, “Yönetimi erkeklerin elinde olan bu okulda bir kadın neden okumak istesin?” yazıldığında, yetkililerden hiç ses çıkmıyor.

Bir de buradan sormakta yarar var: Mütevelli heyetinde hiç kadın bulunmaması garip değil mi? Zorlama ile konmuş profesör temsilcileri dışında yönetim organlarında kadın bulunmaması biraz garip değil mi?

Rektör veya herhangi bir yönetici, mütevelli heyeti başkanı da olabilir, lütfen yanıt verin: Yönetimi erkeklerle dolu olan bu okulda bir kadın neden okumak istesin?