Huzurlu üniversite nasıl olur?

26.11.2020 - Serdar Değirmencioğlu

Huzurlu üniversite nasıl olur?

Güvenli şehrin, huzurlu üniversitesi

 

Bayburt Üniversitesi (BÜ) logo dolu bir üniversite. Web sitesinde bir logo dünyası gizli. Antetli kağıt için, duvar saati için, rozet için, şapka için, çıkartma için, kürsü için logo çalışmaları yapılmış. Hepsi kullanıma hazır. Teşekkür belgesi, katılım belgesi, yüksek onur belgesi için de her şey hazır. Bunlardan kendime birer tane yapayım istedim ama üniversiteleri incelemekten eğlenceye zaman kalmadığı için yapamadım.

Şaka bir yana, zaman çok önemli. Bir üniversitede kurumsal kimlik çalışması peşine düşüldüğünde, önemli işlere ayrılması gereken zamandan ve ilgiden çalındığını düşünürüm. Kütüphane gibi, öğrenciler gibi. Ama BÜ “huzurlu bir üniversite”; böyle sorularla huzuru bozmamak gerek…

Vizyon, “bilimsel ahlak ve değerlere sahip girişimci bireyleri ile topluma her anlamda katkı sağlayan, başarıya odaklı, tercih edilen bir üniversite,” olmak. Epey uzun misyon içinde bir kere öğrencilerden söz ediliyor. Öğrencileri başarıya odaklamak ve tüm potansiyellerini kullanabilmelerini sağlamak gerekliymiş. 

Bir de, “Değerlerimiz” bölümü var. “Öğrenci odaklı olmaktan” söz ediliyor. Ardından “katılımcılık” vurgulanmış. Madem katılımcılık bir değer, hemen kadınların yönetime katılıp katılamadığını inceleyelim.

Yönetim erkeklerde

Huzurlu üniversitenin rektörü bir ilahiyatçı. Uzmanlık alanı hadisler. Üç rektör yardımcısı var. Üçü de erkek. Yönetim Kurulu biraz garip. Gariplik küçük olmasından çok iki fakülteyi birden temsil eden dekanlar olmasında. “Acaba ekranda mı bir sorun var?”, ya da “Tarayıcı adları kaydırıyor olabilir mi?” diye sayfayı güncellemeye gerek yok. Çift fotoğraf ve çift görev gerçek. Bu dekanlar hem kendi fakültelerini, hem de vekil atandıkları diğer fakülteyi temsil ediyorlar. “Böyle temsil olur mu?” dememek gerek, çünkü YÖK düzeninde temsil hiçbir zaman önemli olmadı. Hele şimdi, hiç değil… 

Bu garip “çifte kavrulmuş” durumu bir yana bırakırsak, diğer sorun ortada. Yönetim kurulunda bir kadın bile bulunmuyor. Üye listesinde 13 ad var. Sonuncusu raportör ve o da erkek.

Yönetim Kurulu gibi Genel Sekreterlikte de vekil var. Yönetim Kurulu raportörü aynı zamanda burada vekil. BÜ vekil dolu. İki genel sekreter yardımcısı var. İkisi de erkek. Huzurlu üniversitenin üst yönetimi erkekler ve vekiller ile dolu. 

Rektörlük ve çevresinde hiç kadın bulunmuyor. Özel Kalem Müdürü bile erkek. Vitrine önem verilen üniversitelerde Uluslararası İlişkiler Ofisi biraz farklı olabiliyor. Bir göz atalım. Genel Koordinatör erkek. Yardımcısı da erkek.

Neyse, sırayı bozmayalım. Yönetim Kurulu ardından sıra senatoda. Senatoda 3 kadın üye var. Anlaşılan, BÜ’de kadınlar için tavan senato. Hızla komisyonlara göz atıldığında, kimi komisyonlarda kadın oranının arttığı görülüyor. Azalma olasılığı ise biraz daha yüksek. Güvenlik Komisyonu gibi komisyonlarda kadın yok. Akademik Teşvik Düzenleme Denetleme ve İtiraz Komisyonu gibi komisyonlarda da.

Unutmadan, üniversitenin bir de Danışma Kurulu var. Bu kurulda üniversite dışından 10 kişi bulunuyor. Bu 10 kişi içerisinde elbette ki, hiç kadın yok.

Performans değerlendirme

Girişim, rekabet, kalite ve yenilik vurguları ile dolu bir yönetim anlayışının, “performans” gibi kavramlara sarılmaması düşünülemez. Bu ay yerel basında yer alan haberlere göre, BÜ bünyesinde yeni bir “dijital platform” geliştirilmiş ve bu platform öğretim elemanlarının performanslarını değerlendirmek için kullanılmaya başlamış. Bu yeni “Akademik Değerlendirme Sistemi” akademik unvan kazanma, ilerleme, kadroya atanma, idari görev alma ile ilgili süreçleri takip etmek ve değerlendirmek için tasarlanmış. 

Bu değerlendirme sistemini geliştirenlere birkaç öneride bulunalım. Akademik değerlendirme içine üniversitenin değerlendirilmesini de koysunlar. Örneğin, BÜ öğrencilerin potansiyellerini kullanmaları için ne yapıyor, bir baksınlar. Madem “katılımcılık” bir değer, BÜ neden vekil dolu bir düşünsünler. Daha önemlisi, üniversitede kadınlar yönetime neden katılamıyor, bir değerlendirsinler. Acaba sorun, “Değerlerimiz” listesinde “eşitlikçi olmak” vurgusu bulunmaması mı? BÜ gerçekten, “evrensel değerleri benimseyen bir üniversite” performansı gösterecekse, bu nasıl gerçekleşecek?

Unutmadan ekleyelim. Üniversiteyi üniversite yapan hiçbir zaman huzur olmamıştır.

Kategoriler: Eğitim, Orijinal içerik
Tags: , , , ,

Bülten

Elektronik posta adresini gir ve günlük haberleri sana gönderelim

Search

International Campaign to Abolish Nuclear Weapons

International Campaign to Abolish Nuclear Weapons

Arşivler

xpornplease pornjk porncuze porn800 porn600 tube300 tube100 watchfreepornsex

Except where otherwise note, content on this site is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International license.