Barışın sesini duyuralım!

11.03.2020 - Serdar Değirmencioğlu

Barışın sesini duyuralım!

Yıllar önce Türkiye’nin bir “süper güç” olması dile getirilmeye başlandığında, bunun ne anlama geldiğini bilenler hemen karşı çıkmışlardı. “Büyük güç” olmak isteyenlerin kafalarında Osmanlı, hilafet, ümmet, turan gibi kullanma tarihi çoktan geçmiş kavramlar geziyordu. 

Ama asıl önemlisi, büyük güç düşlerinin hiçbirinde barışın yer almamasıydı. Büyük güç olma sevdalıları Türkiye’nin etki alanının büyümesini; başta komşuları ve Ortadoğu olmak üzere ulaşabildiği bütün coğrafyalarda hegemonya kurmasını ve sonuçta büyük kazanç sağlamasını istiyorlardı. Kazanç sağlamaktan anlaşılan ise, Türkiye’de gerçekleştirilmekte olan neyse oydu: Rant, talan ve sömürü

Artık büyük güç ile barış olmayacağı ortada. Büyük güç, savaş siyaseti ve yayılmacılık; tüm komşular için tehlike olmak demek. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, savaşlardan bezmiş ve yıpranmış topraklarda barış tek çıkıştı. O günlerde kurulan cumhuriyet artık bitti. Yerine “yeni Türkiye” konuldu. Bir cumhuriyet olarak anılmıyor çünkü değil. Tam tersine, adı konulmamış bir sultanlık. Bir saraydan yönetiliyor. Saraydakiler bir hanedan olarak sunuluyor ve öyle de davranıyorlar. Tıpkı Osmanlı ve tarihin çöplüğündeki diğer imparatorluklarda olduğu gibi.

Yeni Türkiye’de her türlü kutuplaştırıcı yol kullanılıyor. Milliyetçilik, ırkçılık ve yobazlık bu nedenle sürekli kışkırtılıyor. Suriyeli sığınmacıların önce Avrupa Birliği’ne karşı pazarlık, sonra milliyetçiliği ve ırkçılığı kışkırtma aracı olarak kullanılmaları; bu yetmezmiş gibi, Suriye topraklarında kurulacak olan “güvenli bölge” içerisine nüfus dengesini değiştirmek için yerleştirilmelerinin planlanması sınırsız bir kötülüğün göstergesi. Son on gün içerisinde göçmen ve sığınmacıların acımasızca sınıra ve ölüme sürülmesi de!

Yeni Türkiye’de büyük güç olma heveslilerinin ürettiği tüm kötülükler, çeşitli şekillerde komşuları da kötü etkiliyor. Bunlardan en basiti, milliyetçiliklerin birbirlerinden beslenmesi. Göçmen ve sığınmacıların acımasızca sınıra gönderilmesi, Yunanistan’da milliyetçiliğin şahlanmasına; ırkçı ve faşist propagandanın tavana çıkmasına neden oldu. “Yeni Türkiye” kötülüğü çoğaltıyor.

2015’den beri sığınmacı ve göçmen akını ile karşı karşıya olan Lesvos (Midilli) adasında olanlar gerek adada ve Yunanistan’da, gerekse dünyada yankı uyandırdı. Medya saldırıları ve kötülüğü sürekli olarak gündemde tutuyor. Oysa tam da şimdi barışın sesini duyurmak gerekiyor. Aşağıdaki açıklama, Lesvos’da olanlardan utanç duyan ama seslerini duyuramayan adalıların seslerinden bir örnek.

“Son günlerde adanın farklı yerlerinde sığınmacılara, yardım kuruluşlarının çalışanlarına, gazeteciler ve adalı yurttaşlara yönelik şiddet olayları bizlere çok yabancı ve adamıza leke sürüyor.

Köyümüz Sykaminia ve Skala Sykaminia, 2015-2016’daki büyük sınavda sığınmacılarla dayanışma ve haysiyet dersleri ortaya koymuştur. Adamızın karşı karşıya kaldığı çok zor ve karmaşık durumla başa çıkabilmek için üretilen tüm kurumsal çabalara, o günlerden günümüze sürekli olarak destek vermiştir. Köyümüz; hem hukuk ve uluslar arası kurallara, hem de köklü hoşgörü, açıklık ve konukseverlik geleneğinin getirdiği sorumluluğa sadık kalmıştır.

Bu mirasın hoşgörüsüzlük, fanatiklik ve şiddet eylemleri ile lekelenmesine izin veremeyiz.

Kuzey Lesvos kıyılarına ulaşan sığınmacı ve göçmenlere Moria Kampına gönderilmeleri öncesinde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) gözetiminde asgari bakım ve koruma sağlayan ilk adım istasyonunun yakılmasını şiddetle kınıyoruz.

Bugün, tam da karşı karşıya olduğumuz sorunlarla başa çıkabilmek için bir araya gelmemiz gerekirken, ülkemizi bölen insanlık dışı şiddet eylemlerine karşı çıkıyoruz.

Sığınmacılar meselesine sağduyulu ve insancıl bir yaklaşımla akılcı çözümler üretmeye çalışan yerel makamları destekliyoruz.”

Lesvos’da barışseverler çok. Yunanistan’da da öyle. Türkiye’de de barış isteyenler çok. Ama milliyetçiler, ırkçılar ve yobazların sesleri güçlü. Bu nedenle, barış isteyenlerin sesini duyurmak çok değerli.

Kategoriler: Barış ve silahsızlanma, Göçmenler, İnsan hakları, Orijinal içerik, Orta Doğu, Şiddetsizlik
Tags: , , , , , , , , , , , ,

Bülten

Elektronik posta adresini gir ve günlük haberleri sana gönderelim

Search

International Campaign to Abolish Nuclear Weapons

International Campaign to Abolish Nuclear Weapons

Arşivler

xpornplease pornjk porncuze porn800 porn600 tube300 tube100 watchfreepornsex

Except where otherwise note, content on this site is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International license.